24 Nisan 2013 Çarşamba

YANIBAŞIMIZDAKİ GÜZELLİK!!!

         Bugün sevdiceğimle uyandık, çok cici bir kahvaltı yaptık ve oturduk televizyonun başına. Allah'ım o nedir öyle? Sabahtan öğleye kadar televizyonda zevkle izlenebilecek bir tane bile program kırıntısı yok. Allah tüm haftaiçini evde geçirenlere sabır versin.
         Televizyonu karıştır, bilgisayarı karıştır derken kendimizi nerelere atsak diye düşünmeye başladık. Aslında ben Şirince'ye gitmek istiyordum en başta, ama git gel 100 km yol yapmayalım dedik. Malum amacımız bugünü dinlenerek geçirmek. Güllübahçe'de Priene adında bir antik kent var. Doğanbey'e giderken yanından geçmiştik ama hiç gidip de bakmak nasip olmamıştı. Atladık gittik. Bir patikayla başlıyor antik kentin girişi. Ben bayıldım. Çünkü öyle çok büyük beklentilerim yoktu. Aman iki taş göreceğiz diyordum, ama bildiğin antik kentmiş burası. Athena Tapınağı'nın oradan görülen manzara muhteşem. Söke Ovası'nın eskiden deniz suları altında olduğu buradan bakılınca çok net anlaşılıyor. Ben manzara hayran kaldım. İlerde çocuklarımı götürüp "Bak yavrum buralar eskiden hep denizmiş." deme planlarım var.Yok şurası limanmıştır, burada Helen ile Antonyus elele gezmişlerdir diye geyik yaptık durduk. :) 
                  Athena Kutsal Alanı işte burasıymış.




                                                         Tapınaktan Söke Ovası manzarası

Tapınak alanında bir sürü fotoğraf çekilip, tiyatronun olduğu alana geldik. Tiyatro alanına hayran kaldım. 6500 kişilikmiş vakti zamanında. Tiyatronun ön kısmında kentin ileri gelenlerinin oturması için özel taht biçiminde oturaklar hala duruyor.


          O tahtlarda fotoğraf çekilmeden olmaz dedik. Ayrıca Tanrı Dionysos adına da en önde bir oturma alanı da mevcut. Kimbilir hangi oyunlara şahitlik yaptı bu tiyatro?


      Ben Priene'e bayıldım. Ama orada yapılması gereken o kadar çok şey var ki. Antik kentin kalıntıları dağınık bir şekilde duruyor. Onları tekrar üst üste dizmek çok mu zor? Ben bu haliyle bayıldım, azıcık bakılsa şimdikinden çok daha güzel olur kanımca. 
     Priene'de hoplayıp zıplaya zıplaya gezmekten insan hem yorgun düşüyor, hem de acıkıyor. Priene'in hemen altında bir sürü restaurant var. Eğer rejim yapmasaydım, gözleme-ayran yerdim kesin. Ama "Tut Ayşe kendini!" deyip evimde beni bekleyen ıspanağıma koştum. 
    Bu kısa tatili kendimce çok güzel geçirdim. Eğer birgün yolunuz Söke-Bodrum karayoluna düşerse mutlaka uğrayın derim. 

21 Nisan 2013 Pazar

KİLO VERİRKEN PLATO DÖNEMİ ZIMBIRTISI

Ey dostlar nasılsınız? Keyifler gıcırında mı? Bir pazar günün bitişini, tekrar işe dönüş stresini içimin taaa en derininde hissediyorum. Arkadaş kimin aklına gelmiş tatili sadece 2 günü sığdırma fikri? Şiddetle kınıyorum... Ne vardı da çalışan hatun olduk ki? Yaya yaya oturmak, oradan oraya boş beleş gezmek dururken, işin yoksa pazartesi işe git. Elbet seviyorum sınıftaki bebekleri. Ama işte o sabah erken kalkma olayı yok mu? O işte beni çok kasıyor. Hayır veletler uyanmakta zorlanıyorlar. Kendimi şu kadarcık düşünmüyorum. :)
        Bugün size kilo verirken her bünyenin başına gelebilecek plato döneminden bahsetmek istiyorum. Yani kilo vermenin aniden durması!!! Allah'ım ne moral bozucu bir olaydır o öyle. Sen o kadar yeme içme, nefsin ile iraden arasında savaş ver yorul. Ama 1 gram bile verme. Son 20 gündür benim başıma geliyor. Hoş bende tamamen vermeme durumu olmadı. Ama çok çok az eridim. Önceden 10 günde 1500 gramın altında vermezken, bu plato zımbırtısında 700 gram falan verdim. O kadar moralim bozuldu ki. umutsuzluğa falan düştüm. Ben hep tombiş mi kalacağım, zayıflama yolculuğumun sonuna mı geldim, bu diyetin de mi sonuna geldik gibi deli sorular kafamda dönmeye başladı. Ama dedim ki içimden Ayşe hani 36 beden olacaktın? Bu kadarcık mı azmin? Kendi kendimi gaza getirdim açıkcası. Çünkü ben daha da zayıflamak istiyorum ve bunun için de diyetime devam etmekten başka yol yok. İnternette araştırdım neler oluyor bana diye? Meğerse canım bünyem verdiğim kilolara alışmaya çalışıyormuş. Bu kız neden zayıfladı diye anne şefkatiyle hayıflanıyormuş. "Canım metabolizmam, sen dert etme. Bak bu bizim için daha iyi olacak. İlerde o şekermiş, kolestrolmüş, düşman başına bile vermesin kalp ve damar hastalıklarıymış; hepsinden korunmuş olacağız böylece." dedim ve devam ettim diyetciğime. Doktorcuuuma da sormuştum ne oluyo hacı, neden gitmiyor bu kilolar diye; adamcağızda sabret gidecek demişti. Zaten diyetimin başında moral olsun diye daha az kalorili bir diyet programı uygulamış. Ondan sonra daha yavaş ve emin olanına geçmişiz. Ama işte plato döneminde sakın ama sakın moral bozmuyoruz. Eğer daha devam edecek yolum çok diyorsanız benim gibi, azıcık dişimizi sıkacağız.
        Bu arada artık 40 bedenin içine girebiliyorum. Allah'ım çok mesudum. Çünkü en son üniversitedeyken 40 bedendim galiba. Üniversitedeki pantolonlarımın içine cuk diye giriyorum. Hedefime daha da yaklaşıyorum. Ayrıca misafirliklerde dikkat sakın o tatlılara el sürmeyin. Hepsi pişmanlık olarak göbeğinize ve poponuza oturacaklar....
         Bir pazar postunun da sonuna geldik. HEPİNİZE MUTLU HAFTALAR....

17 Nisan 2013 Çarşamba

MUTLU HAFTASONU!!!

Son zamanlarda hep diyetimden bahsetmişim. Ama ne yapayım. Çok mutlu oluyorum zayıfladıkça. Artık üniversitedeki pantolonlarıma sığıyorum ve eski kıyafetlerim resmen üzerimden düşüyor. Eee 14 kilo verdik. Az mı??? 
Çoook güzel bir haftasonu geçirdim canımla. Cumartesi evde takıldık. Uzuuuun zamandır yapmadığımız genel temizliği yaptık. Tabi hala yapılması gereken işler öyle yığılıyor. Anlamıyorum ya, şu ev nasıl kirleniyor? Topu topu 2 kişiyiz, ama yerler her an toz oluyor. Pazar günü de kendimizi dışarı attık. Güzelçamlı'da Zeus Mağarası'na gittik. Dilek Yarımadası Milli Parkı'na girmeden hemen solda. 1 sene oldu Söke'ye geleli, ama hiç gitmemiştik. Açıkcası biraz bakımsız bırakmışlar. Bence biraz daha bakımla çok daha cazibeli bir yer olabilirdi. O potansiyeli gördüm orada. :) Mitolojiye göre Zeus Kardeşi Poseidon'un kızgınlığından kaçmak için bu mağaraya sığınmış ve yıkanmış. Ayrıca bu mağaranın suyunun ben deniz suyu olduğunu düşünmüştüm. ama tatlı suymuş. Zaten mağaranın tepesinden şıp şıp su damlıyor. 
Ayrıca güzelliğine güzellik katmak isteyenlere Zeus Mağarası'nn dibindeki çamur Afrodit'ten kaynaklıymış ve cilde sürüldüğünde güzelleştiriyormuş. Ben denemedim. Eğer siz denediyseniz paylaşın. 
Zeus 'tan sonra Güzelçamlı'nın sahilinde turladık. Dönerken de Soğucak Köyü'ne uğradık. Eve geldiğimizde ikimizin de başı dönüyordu. Galiba fazla oksijen bünyemizde ters etki yaptı. 
Benim için başbaşa çoooooook tatlı bir pazardı. Allah'ım ne olur hep gezelim biz. Çok seviyorum gezmeyi, ne yapayım? Benden şimdilik bu kadar.
HEPİNİZ MUTLU KALIN....

11 Nisan 2013 Perşembe

ZAYIFLIYORUZ DEDİK YA!

              Selamlar,
             Bu ara fazla sulu göz bir Ayşe moduna girdim. Okulumuza düşman başına müfettişler geldi. Akşama kadar gerim gerim gerildim sınıfıma gelecekler diye. Malum taze öğretmeniz. Her ne kadar müfettişlerin yetkisi olmasa da insan kasılıyor işte.
             Neyse adamcağız geldi sınıfıma bende bir heyecan bir heyecan. Çocuklara taramalı tüfek gibi sorular soruyor. Çocuklar da sudan çıkmış balık gibi bakıyorlar. Neyse atlattık gitti. Ama tüm gün ha şimdi dersime girecek, ha girdi derken gerildim. Tabi bende gerginlik ağlayarak boşalıyor arkadaş ne yapayım? Bir de zaten üzülüyorum kilo vermem yavaşladı diye. Neden sabit bir hızda gitmez ki? Ne kadar mutluydum halbuki 10 günde 2'şer 2'şer kiloları verirken...
            En son doktorcuğuma gittiğimde 800 gr'cık gitmiş. İçime oturdu resmen. Çok üzüldüm ya. O kadar boğazımı tutuyorum semeresi bu mu olacak diyorum kendi kendime. Allah'tan çevremdekiler süper destek veriyorlar. Okuldan bir arkadaş 30 kilo vermiş ve bunu 1 yıla yayarak yaptım dedi. Ama işte insan değil miyim? Hemencik o kilolar gitsin istiyorum.
        Gerçekten erimişim ya. Haftasonu canım arkadaşım Eminecim geldi ziyaretime. Onunla birlikte alışverişe çıktık. Bir şey almaya niyetim yoktu. Çünkü alışverişimi zayıflama dönemimin sona ermesine saklıyorum. Ama çıkmışken denedim de denedim. Ve o kadar mutlu oldum ki... :))) Önceden yanınadan bile geçemeyeceğim bedendeki kıyafetler o kadar süper oturdu ki; az daha alacaktım. Ama gereği yok şimdilik.Tam 13 kilocuk uçtu 3 ayımda. Yaza bomba gibi bir Ayşe olacağım.
  Ne olur bu azmim ben 36 bedene girene kadar devam etsin ve verdiklerimi geri almayayım. Tek alacağım kilo bundan sonra bebişim için olsun... :))) Herkese MUTLU GÜNLER!!!!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

En önce sen oku!!!

ARA BENİ ÖPTÜM SENİ SENİ!